Toplumun Kalbindeki Yara “israf”

Osman Nuri Topbaş Hocaefendi’nin yeni kitabı, “Cemiyetin Kalbindeki Yara İSRAF” çıktı.

İsraf, yalnızca mülkü-malı miktarsızca tüketip hebâ etmek değildir. O, yaşamın tam düzeyleriyle alâkalıdır.

Bilmeliyiz ki; ömrü boş geçirmek, yeme-içme ve giyimde haddi aşmak, sağlığı gereksinimsiz yerlerde zâyî etmek, tefekkürü rûhânî manzaralara değil de nefsânî sergenlere yönlendirmek, verimsiz ilimle meşgul olmak ve ilmi, nefsânî çıkarlara âlet etmek, birer israftır. Hele eğitimde, evlâtları sırf dünyevî istikbâl evhamlarıyla mânevî ahlaktan yoksun olarak yetiştirmek, israfların en büyüğü olan “insan isrâfı”dır.

HELAL HASILAT HAYRA, HARAM HASILATSA İSRAFA ANAPARA OLUR

Kazancın mânevî keyfiyeti, onun sarf edilişinde kendini gösterir. Helâl hasılat hayra, haram hasılatsa israf ve pintilik gibi şerre sermâye olur. İsraf; altlık duygusunu bastırmak için mülk-malla îtibar satın alma mücadelesidir. Cenâb-ı Hak bunun ne büyük bir felâket olduğunu şöyle beyan emreder:

“Saçıp savuranlar, iblislerin kardeşleridir!..” el-îsrâ, 27

Cemiyetin Kalbindeki Yara İSRAF, Osman Nuri Topbaş, Erkam Yayınları

Kitabı temin etmek için tıklayınız

İslama Doğru

Yorum yapın