Sinsi Çağrı

Her köşe bucakta yapılan sinsi çağrı, nereye çağırıyor?

Kenarda, köşede, ortalıkta, vicdanlarda, kalplerde bugün istifle yabanî ve sinsi çağrı var.

Düne göre kat be kat artan telkin taşıtlarıyla; televizyonla, internetle, sinemayla, filmlerle, dizilerle, sanat kisvesi altında faaliyet gösteren daha bir hayli nefsânî câzibe merkeziyle, insanlığı özellikle gençliği davet ediyor.

GENÇLİĞE SİNSİ ÇAĞRI

Nereye çağırıyor? Âhiretin yegâne anaparası olan ömrü; cümbüşle, fısk u fücurla, bâtıl ideolojilerle, kupkuru, mâneviyatsız bir ilmin papağanlığıyla, haram-helâl öğrenmez sınırsız bir hürriyetle geçirmeye davet ediyor.

Hoyratlığa davet ediyor. Nefsâniyete davet ediyor. Enâniyete, çıkarcılığa, fırsatçılığa davet ediyor. Böbüre, kendini hoşlanmışlığa, efor şovuna davet ediyor.

Sâir mahlûkattan daha alta, «bel hüm edall» derekesine davet ediyor. Evvel boşaltıyor, sonra kendisi dolduruyor. Müslümanların çocuklarını, mâbetsiz, ezansız yerlerde; îmansız, ibâdetsiz, şuursuz, iz ’ansız bir biçimde yaşayan; biyolojik olarak anne-babalarının, ruh olarak ise iblis ve hempalarının evlâtları olan nesiller hâline getirmeye çalışıyor.

HERKES MUZDARİP

Mallara ve evlâtlara şeytanı ortak etmeye çalışıyor. Şeytanın boğucu velvelelerini cümbüş varsaydırmaya çalışıyor. Lâkırdısı yüklü, hakikati bomboş taahhütler içinde boğmaya çalışıyor. Bu menfî akımlardan herkes muzdarip…

Dindar ailelerin çocukları da bu davetlerin câzibesine kapılabiliyor. Zira televizyonlar, çanak çanak konutlara propaganda boşaltıyor. Zira internet, görünen ve görünmeyen ağlarla her bucağa pusu atıyor. Mâneviyatsızlık, nice gönüllerde bir kangren hâlinde…

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Nesil Evhamı, Erkam Yayınları

İslama Doğru

Yorum yapın