Seherlerde İstiğfarın Faydaları

Allâh ’a yöneliş ve kalbin ulvî bir seviye kazanmasında önemli bir yeri olan istiğfar, mânevî lekelerden arınılmanın en önemli vâsıtasıdır.

Makbûl bir tevbe, kul ile Rab arasındaki manileri ve perdeleri kaldırır, Allah Teâlâ ’nın sevgisine mazhar eder. Nitekim Cenâb-ı Hak şöyle emretmektedir:

“Kuşkusuz Allah, çok tevbe eden ve çok arınılanları hoşlanır.” el-Bakara, 222

Seherlerden sonra nasıl ki şafak müddeti gelip karanlıklar uzaklaşır ise seher zamanlarındaki istiğfarlar da, günah karanlıklarından kurtulup nurlu mağfiret şafaklarına kavuşmamızın rahmet iklîmidir! Beşeriyet îcâbı rastgele bir günâha düşüldüğünde, hemen tevbe ve istiğfâra sarılmak ve Allâh ’a yönelmek îcâb eder. Çünkü Cenâb-ı Hak, râzı olduğu müttakî kullarını şöyle medhetmektedir:

“Onlar, bir makûsluk yaptıkları veya kendilerine zulmettikleri zaman, Allâh ’ı anımsayıp günahlarından dolayı hemen tevbe ve istiğfâr ederler. Zâten günahları Allah ’tan başka kim affedebilir ki! Bir de onlar işledikleri günahta dahi dahi ısrâr etmezler.” Âl-i İmrân, 135

“O müttakîler, geceleri pek az yatarlar, seher zamanlarında da istiğfâra devâm ederler.” ez-Zâriyât, 17-18

TEVBEYE YÖNELMEK KALBİ CİLALAR

Peygamber Efendimiz -sallâllahu aleyhi ve sellem- de şöyle emretmiştir:

“Kul bir günah işlediği zaman kalbine siyah bir nokta vurulur. Şâyet o günâhı terk edip istiğfâra sarılarak tevbeye yönelirse, kalbi cilâlanır. Böyle yapmaz da tekerrür günahlara dönerse, siyah noktalar artırılır ve sonuçta tam kalbini kaplar. İşte Hak Teâlâ Hazretleri ’nin:

«Hayır, doğrusu onların işleyip kazandıkları makûs ameller nedeniyle, kalplerinin üzeri pas yakalamıştır.» el-Mutaffifîn, 14 diye bahsettiği vaziyet budur.” Tirmizî, Tefsîr, 83/3334

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, İmândan İhsâna Hak Yolculuğu, Erkam Yayınları

İslama Doğru

Yorum yapın