Ramazan’da Kaçırılmayacak Mükafat

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından bugün yayınlanan ve tüm camilerde okunan hutbede “Oruç ve Kur ’ân Ayı Ramazan” konusu işlendi.

Diyanet’in hutbesi şu biçimdeydi:

“Ramazan ayı, insanlara yol göstermek, doğrunun ve hakkı bâtıldan ayırmanın sarih kanıtları olmak üzere Kur ’ân ’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden kim Ramazan ayına ulaşırsa onda oruç tutsun.” Bakara, 2/185

Aziz Müminler!

Peygamber Efendimiz Medine ’ye hicret edeli henüz on sekiz ay olmuştu. Şaban ayının son günleriydi. Ramazan orucunun farz kılındığını haber veren Bakara sûresinin şu ayetleri nazil oldu:

“Ramazan ayı, insanlara yol göstermek, doğrunun ve hakkı bâtıldan ayırmanın sarih kanıtları olmak üzere Kur ’ân ’ın indirildiği aydır. Öyle ise sizden kim Ramazan ayına ulaşırsa onda oruç tutsun.”[1]

Sevgili Peygamberimiz s.a.s de Mescid-i Nebevî ’nin minberine çıkarak ümmetine şöyle seslendi: “Mübarek Ramazan ayına kavuştunuz. Yüce Allah bu ayda size oruç tutmayı farz kıldı. Bu ayda cennetin kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve azgın şeytanlar bağlanır.”[2]

Kıymetli Müminler!

On bir ayın sultanı Ramazanın manevi hayatımızda özel bir yeri vardır. Çünkü Ramazan, oruç ve Kur ’ân ayıdır. Ramazan sabır, şükür, tövbe ve tefekkür ayıdır. Ramazan, bin aydan daha hayırlı Kadir gecesini içinde saklayan en onurlu aydır. Ramazan imandır, verimdir, mağfirettir. Ramazan taattir, hayır ve hasenattır. Peygamber Efendimizin bildirdiğine göre, Ramazan ayının ilk gecesi olunca, bir melek şöyle seslenir: “Ey iyilik isteyen! İmana ve kulluğa gel! Ey makûsluk isteyen! Günahlarından bırak!”[3]

Kardeşlerim!

Ramazan, oruç ile anlam bulur. Oruçlarımız her şeyden evvel bir sabır, istem ve acıma eğitimidir. Bizi iştah ve hevesin, gayri hukuki istek ve heveslerin esiri olmaktan gözeten birer kalkandır. “Ey iman edenler! Makûsluklardan sakınmanız için oruç, sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.”[4] âyeti, orucun gayesinin her türlü makûsluktan ve günahtan uzak durmak olduğuna işaret eder.  Nitekim Allah Resûlü s.a.s şöyle emreder: “Oruç bir kalkandır. Sizden biriniz oruçlu olduğu günde makûs söz söylemesin, münazara etmesin. Ona birisi sataşır veya söverse, ‘Ben oruçluyum! ’ desin.”[5]

Muhterem Müminler!

Ramazan, hayat kitabımız Kur ’ân ’ın indirilmeye başlandığı aydır. Kur ’ân, Kelâmullâh ’dır, Kitâbullâh ’dır. Allah ’a ait olduğu için, “Sözlerin en hoşu”dir.[6] Peygamberimizin ifadesiyle, “Sözlerin en doğrusu, Allah ’ın kelâmı; hâl ve tutumun en hoşu ise Muhammed ’in hâl ve tutumudur.”[7] Kur ’ân-ı Kerîm kıyamete kadar her çağda ve her coğrafyada insanlara en doğru yolu gösteren kılavuzdur. Kur ’ân ruhlara şifa, kalplere rahmettir. Kur ’ân, bize Rabbimizi tanıtır, sorumluluğumuzu bildirir, ahireti andırdırır. İnsan olmanın anlamını ve insanca yaşamanın sırlarını öğretir.

Aziz Müslümanlar!

Ramazan kardeşlik, dayanışma ve paylaşma ayıdır. Geçici olarak yeme-içmeden uzak kaldığımızda, yoksulun halini anlar, nimetlerin kadrini öğrenir ve Rezzâk olan Allah ’a hakkıyla şükretmemiz gerektiğinin farkına varırız.

Ramazan aynı zamanda makûs alışkanlıklara son verme, iyiden, hoştan yana yeni sayfalar açma fırsatıdır. Ramazan sayesinde hayırlı işlerde yarışır, iyiliğe yatırım yapar, makûs sözden ve amelden uzak dururuz. Birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularımızı gönülden hissederiz. Aramızdaki sevgi ve saygı bağları kuvvetlenir. Bu ayda yapılan imanların, iyiliklerin, hayırların sevapları ve ödülleri değişik aylara kıyasla daha fazladır.

Kıymetli Kardeşlerim!

Öyleyse geliniz dilimizi, kalbimizi, tefekkür dünyamızı ve tam hayatımızı Ramazanın ve orucun getirdiği hoşluklarla buluşturalım. Kur ’ân-ı Kerimi okumaya ve anlamaya her zamankinden daha fazla süre ayıralım. Aşınan gönül ve akıl dünyamızı Kur ’ân ’ın nuruyla tamir edelim. Oruçlarımızı şuurla yakalayalım. Yalnız midemize değil dilimize, elimize, gözümüze, gönlümüze velhasıl tam uzuvlarımıza bizleri tüm makûsluklardan gözeten bir oruç tutturalım.

Kardeşlerim!

Türkiye Diyanet Vakfı ’nın ehemmiyetli faaliyetlerinin başında eğitim hizmetleri gelmektedir. Vakfımız İslam ’ı doğru anlayan ve yaşayan nesiller yetiştirmek için yurtiçinde ve yurtdışında eğitim faaliyetleri yürütmektedir. Özellikle Kur ’an Kursları, Uluslararası İmam Hatip ve İlahiyat programları kapsamında 111 ülkeden gelen binlerce talebeye burs ve eğitim desteği sağlamaktadır. Eğitim öğretim faaliyetlerinde kullanılmak üzere bugün ülkemiz genelindeki tam camilerde siz kıymetli cemaatimizin takviyelerine başvuru edilecektir. Ayrıca zekât ve fitrelerinizi de bu dayanaklar kapsamında değerlendirebilirsiniz. Rabbim yapmış olduğunuz ve yapacağınız takviyeleri kabul eylesin.

Hutbemi Peygamber Efendimiz s.a.s ’in şu hadis-i şerifi ile tamamlamak istiyorum:

“Gönülden inanarak ve karşılığını Allah ’tan umarak Ramazan ’ı imanla geçiren şahsın geçmiş günahları affedilir.”[8]         

DİPNOTLAR

[1] Bakara, 2/185.

[2] Nesâî, Sıyâm, 5.

[3] Tirmizî, Savm,1; İbn Mâce, Sıyâm, 2.

[4] Bakara, 2/183.

[5] Buhârî, Savm, 9; Müslim, Sıyâm, 29.

[6] Zümer, 39/23.

[7] Nesâî, Îdeyn, 22.

[8] Buhârî, İman, 27.

Kaynak: Diyanet

İslama Doğru

Yorum yapın