Oruç ve Açlık Hakkında 10 Madde!

Merhum Mahmud Sâmi Razamanoğlu Hazretleri, âlimlerin “oruç ve açlık” hakkında dile getirdikleri on hoş hasleti şöyle sıralıyor.

Açlıkta kalb safâsı, gönlün hakka inkıyâdı, göz apaçıklığı vardır. Tokluk ise ablavutluk ve tenbellik verir, basîreti âmâ eder. Dimağda buğuyu aşırılaştırır, bu sebeble kalbde bir ağırlık olur. Söylenen fikirlere intikal ve intibak edemez, esrârı anlayamaz.Açlıkta rikkat-i kalb olur. Kalb safası da insanı münâcâtın lezzetini idrâk etmeye hazırlar, zikrinin ve sâir ibâdetlerinin tesirini görür.Kalbde zili ü inkisâr olur, şımarıklık gider. Cenâb-ı Hak da hadîs-i kudsîde: ‘‘Ben, benim rızâm için kalbi münkesir olanlarla birliktem.” emretmiştir. Gereksinimsiz ferâh ve tuğyanın başlangıcı olan, aynı zamanda büyük mahrûmiyetlerin nedeni olan onur ve böbürlenme duygusu gider. Nefis açlıkla kırıldığı kadar hiçbir şeyle kırılmaz.İnsan açlıkta belâları unutmaz, hasarlara ve âfetlere dûçâr olanları unutmaz. Tok olan açları unutur, aç olanlar ise açlığın ve belâların elemlerini öğrenirler. Üzüntüleri, fukaraları ve cılızları unutmazlar.Açlık tam mâsıyet heveslerini kırar, kesintisiz makûsluğu buyuran nefsin nefs-i emmâre üzerine basar.Açlık, insana betâet ve hamâkat veren fazla uykuyu def eder, çok yiyen ise çok kapsa, çok içen çok yatar, çok yatanın gafleti çoğalır. Kimin gafleti çoğalırsa hüsrâna uğrar ve nedâmeti çoğalır. Bu sebeble meşâyih-i kirâm, müridlere: “Çok yemeyiniz, çok içmeyiniz, bu sebeble çok yatarsınız ve hüsrâna uğrarsınız.” diye buyurmuşlardır.Açlıkta ibâdete devâm basitleşir. Toklukta ise ibâdet güçleşir, ibâdete devâm ise daha güçleşir.Açlıkta bedenler ve uzuvlar sağlıklı olur, hastalıklar def olur. Zira umûmiyetle hastalıkların nedeni çok yemek, çok içmek, çok yatmak, kan aşırılığıdır. Hastalık ibâdetlere mânî olur, kalbi tedirgin eder, ibâdet şevkini kırar.Gayet sade bir hayat sürer, kasveti olmaz. Az yemeği îtiyad edinen az mülke kanı eder.

Bu sebeble Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-:

“İktisada riayet eden fakra dûçâr olmaz.” başka bir deyişle maişetinde orta yolu yakalayan yoksul olmaz buyurmuşlardır.Açlıkta sadakasını gönül huzuru ile verebilir, yemeğinin aşırısını öksüzlere, tembellere dağıtır, kıyamette de sadakası altında gölgelenir.

Kaynak: Ramazanoğlu Mahmud Sâmi, Musâhâbe 4, Erkam Yayınları

İslama Doğru

Yorum yapın