Hazreti Ali’yi En Çok Sevindiren İki Nimet

Hazret-i Ali’yi r.a., hangisinin daha çok sevindirdiğini bilemediği iki nimet…

Namaz, oruç, nasıl ferdî ibadetler ise “hizmet” de Cenâb-ı Hakk ’ın kullarından arz ettiği ictimâî bir kulluk vazifesidir.

Zira mü ’min, devrin akışından kendini mesʼûl görmelidir. Kendi fânî bedeninin selâmetinden ziyâde, bir parçası olduğu ümmetin hayâtiyeti, sağlıki, selâmeti onun gönlünü daha çok meşgul etmelidir. Gönlün bu endişeyle dolu olması, imanın kemâle ermesi için koşuldur. Nitekim hadîs-i şerîfte:

“Müʼminlerin dertleriyle dertlenmeyen, onlardan değildir.” emredilmiştir. Hâkim, IV, 352; Heysemî, I, 87

HZ. ALİ’Yİ COŞTURAN İKİ NİMET

Hazret-i Ali -radıyallahu anh- ’ın şu lafı ne kadar ibretlidir:

‘‘İki nîmet vardır ki, beni hangisinin daha çok sevindirdiğini bilemiyorum:

Birincisi, bir kimsenin, ihtiyacını karşılayacağımı ümid ederek bana gelmesi ve tam samimiyetiyle benden destek istemesidir. İkincisi de Allah Teâlâ ’nın, o kimsenin tutkusunu benim vâsıtamla yerine getirmesi yahut basitleştirmesidir. 

Bir Müslümanın kasvetini gidermeyi, dünya dolusu altın ve gümüşe sahip olmaya tercih ederim. ’ ’ Ali el-Müttakî, VI, 598/17049

Her Müslüman, imkân ve istîdâdı nisbetinde dünyanın gidişâtından mes ’ûldür. Müslümanların kasvetleriyle ilgilenmek ve İslâm ’ın galebesi için gayret etmek mecburiyetindedir.

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Altın Silsile, Erkam Yayınları

İslama Doğru

Yorum yapın