Hakikat Zikir Nasıl Olur?

Zikir nedir, ne anlama kazanç? Hakikat zikir nasıl olur?

Zikir feyz ve rûhâniyetinden lâyıkıyla istifâde edebilmek için, kalben ve zihnen de zikre iştirâk etmemiz îcâb eder. Çünkü, tıpkı namaz gibi, zikrin de kalp ve beden âhengiyle îfâsı zarûrîdir.

Cenâb-ı Hak emrediyor:

“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer…” Enfâl, 2

Resûlullah emrettiler:

“Müferridler Allah’ı zikretmeye düşkün olan kimselerdir. Zikir onların sırtlarındaki günah yüklerini indirdiği için kıyamet günü gevşemiş olarak kazançlar.” Tirmizî, Daavât 128

HAKİKAT ZİKİR

Bâyezid-i Bistâmî Hazretleri emreder:

“Çok zikir; adedi fazla olan değil, gafletten kaçınarak ve huzûr ile yapılan zikirdir.”

Zikir feyz ve rûhâniyetinden lâyıkıyla istifâde edebilmek için, kalben ve zihnen de zikre iştirâk etmemiz îcâb eder. Çünkü, tıpkı namaz gibi, zikrin de kalp ve beden âhengiyle îfâsı zarûrîdir. Başka Bir Deyişle dil zikrederken, kalp de, zikrin mânâsının tefekküründe derinleşmelidir.

Kendimizi dâimâ Cenâb-ı Hakk’ın huzûrunda öğrenerek, O’nun bizi her an ve mekânda gördüğü, hattâ bize şah damarımızdan dahi daha yakın olduğu şuur ve idrâki içinde Hakk’a yönelmeliyiz. İşte bu keyfiyette bir yöneliş ile kalpte “huzûr” hâli reelleşir. Ârif zâtların “hûzur” tâbiriyle amaçladıkları da; “deri plânında bir rahatlık” değil, Allah ile beraberlik şuurunun kalpte sâbitlenmesiyle hâsıl olan “dâimî zikir” hâlidir.

Kendini her an huzûr-i ilâhide öğrenmenin gönlü kazandıracağı mânevi enerjiklik, zikri azami kıvamına eriştirir. Cenâb-ı Hak, zikrin kemâline eren hakikat zikir ehlini, âyet-i kerîmede şöyle ibraz eder:

“Mü’minler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığı zaman kalpleri titrer…” Enfâl, 2

Demek ki zikirden murâd edilen; sadece dil ile yinelemekten ibâret değildir. Bilâkis, dilin telâffuz ettiği ada âit mânâların tefekkürüyle vicdanların ürpermesi ve kalplerin zâkir hâle gelmesidir.

BİÇİM SECDESİ DEĞİL, GÖNÜL SECDESİ YAPIN

Hz. Mevlânâ, gönül feyzinden yoksun bir hâlde, sırf biçimde kalarak iman eden kimselere şöyle seslenir:

“Ey gâfil! Keşke secde ettiğin zaman, suratını samimiyetle Hakk’a çevirebilseydin de, “Yücelerin yücesi olan Rabbim, her türlü beceriksiz sıfattan münezzehtir.” demenin mânâsını lâyıkıyla idrâk edebilseydin. Başka Bir Deyişle sırf biçim secdesi değil, seni mîrâca çıkaracak bir gönül secdesi yapabilseydin!..”

Kaynak: Osman Nûri Topbaş, Altınoluk Mecmuası, Şubat-2015

İslama Doğru

ALLAH’IN TAM HOŞ ADLARINI KENDİNDE TOPLAYAN ZİKİR